Atatürk'ün Geometri Kitabı | Gürkan ve Kalemi

Gürkan ve Kalemi

Tamamen Kişisel


Atatürk’ün Geometri Kitabı

15 Temmuz 2017 @ Matematik


atatürk salıncakta salalnırken

Atatürk sadece bir lider, bir devlet adamı, bir asker değildir. Atatürk çok yönlü kişiliğe sahip bir dehadır. Bunu ifade etmek için alim olmaya lüzum yok. Her şeye rağmen yolundan dönmeyen ve bir ulusu bağımsızlık yolunda birleştiren, düşmanlarının bile takdir edip önünde saygıyla eğildikleri dünya çapında tanınmış gerçek bir dünya lideri.

Bu tarihi gerçekleri gölgelemeye çalışanlar, Atatürk’ü ve eserlerini, Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni hedef alanlar hiç unutmasınlar; o Atatürk ki yanıp kül olan bir imparatorluktan bir devlet kurmuştur ve bu devletin ebedi sahibi Türk Milleti’dir. Bu sebeple cumhuriyet ve devlet düşmanlığı yapan günümüz hakim zihniyeti elbette önünde sonunda yenilgiye uğrayacaktır.

Bu girişten sonra gelelim esas konumuza. Başta demiştim; “Atatürk sadece bir lider, bir devlet adamı, bir asker değildir. Atatürk çok yönlü kişiliğe sahip bir dehadır.” diye. İşte bunun güzel bir örneği.

Atatürk’ün bir geometri kitabı yazdığını biliyoruz. Bu kitap, Atamızın ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, III. Türk Dil Kurultayı (24-31 Ağustos 1936)’ndan hemen sonra, 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayı’nda bizzat Atatürk tarafından yazılmıştır.

Atatürk, Sivas Kongresi’nin toplandığı Sivas Lisesi’ne, Lise Müdürü ve Matematik öğretmeni Ömer Beygo ve Başyardımcısı Felsefe öğretmeni Faik Dranaz ve öteki ilgililerle Kongre salonuna geldiler. Burada önce, 4 Eylül 1919da tarihî kongrenin toplandığı Kongre salonunu ve özel odasını gezdi ve o günkü dekoru aynen korunan bu oda ve salonda o güne ait hatıralarını anlattı. Sonra topluluk halinde Lisenin 9/A sınıfında programdaki Hendese (Geometri) dersine girdi. Bu derste bir kız öğrenciyi tahtaya kaldırdı. Öğrenci tahtada çizdiği koşut iki çizginin başka iki koşut çizginin kesişmesinden oluşan açıların Arapça adlarını söylemekte zorluk çekiyor ve yanlışlıklar yapıyordu. Bu durumdan etkilenen Atatürk, tepkisini, “Bu anlaşılmaz Arapça terimlerle, öğrencilere bilgi verilemez. Dersler, Türkçe, yeni terimlerle anlatılmalıdır.” dedi ve tebeşiri eline alıp, tahtada çizimlerle “zaviye”nin karşılığı olarak “açı”, “dılı” nın karşılığı olarak “kenar”, “müselles”in karşılığı olarak da “üçgen” gibi Türkçe yeni terimler kullanarak, bir takım Geometri konularını ve bu arada Pythagoras teoremini anlattı.

Atatürk, dilimize karşılığı “koşut” olan “muvazi” kelimesinin yerine kullandığı “paralel” teriminin kökenini açıklarken Orta Asya’daki Türklerin, kağnının iki tekerleğinin bir dingile bağlı olarak duruş biçimine “para” adını verdiklerini anlattı. Atatürk, bu derste aynı zamanda ders kitaplarının birkaç ay içinde Türkçe terimlerle yazdırılıp bütün okullara ulaştırılmasını emir buyurdu.

Bu kitabı buradan veya buradan indirebilirsiniz. Atatürk’ün Türkçeyi kullanma biçimine ayrıca dikkat etmenizi rica ediyorum sevgili dostlar. Bu kitapta bugün kullandığımız bütün geometri terimlerinin bizzat Atatürk tarafından tanımlandığını görüyoruz.

Eser, “Başlangıç Tarifler” başlığı altında; cisimlerde var olan üç boyutun açıklanması ile başlar. Daha sonra hacmin açıklaması yapılır. Hacim ile yüzey arasındaki fark belirtildikten sonra çizginin tarifi yapılır. Geometrinin nasıl bir ilim olduğu açıklanır. Eser üç kısımdan meydana gelmiştir.

Birinci Kısmında; çeşit çizgilerin anlatımı yapılmasının ardından , çember başlığı altında dayire, yay, derecenin anlatımı misallerle verilip çap, yarıçap, kiriş, ok, kesek, değme kelimelerinin anlamı açıklanmıştır. Paralel sözcüğünün açıklanmasından sonra, açı tanımı yapılarak, çeşitli açılar misallerle anlatılmıştır. Devamında doğru çizginin türlü durumları ele alınarak doğru, eğik, yatay çizgiler misallerle açıklanmış, bu çizgilerden meydana gelen açıların tanımı ve derece olarak hesapları birer misalle anlatılmıştır. Çok kenarlarla çitlenmiş olan bir düzey parçası olarak tanımlanan poligonlar; üçgen, dörtgen, beşgen, altıgen, yedigen ve sekizgenlerin açıklanmasının ardından, üçgenlerin çeşitleri ve açı değerleri ile paralelkenar, dikey dörtgen, eşkenar dörtgen, kare ve yamuk da dörtgenler ismi altında yine misallerle açıklanmıştır.

İkinci Kısım; düzeylerin Ölçülmesine ayrılmıştır. Birinci kısımda tanımı yapılan geometrik şekillerin alan hesaplarının nasıl yapılacağı yazılı olarak ifade edilirken, matematik işlemleriyle de bu anlatım misallendirilmiştir. Bazı düzeylerin alan hesaplarının işlemlerinde değişik çözümler de gösterilmiş ve buna ait örnek de eserde yer almıştır. Ayrıca, imsel şekillerin çevreleri ile alanları arasında oran hesaplamaları işlem olarak örneklerle gösterilmiştir.

Üçüncü Kısım; ise katıylar başlığı altında; silindir, pürüzma, koni, piramit ve yürenin anlatımları yanında, alan ve hacım işlemlerinin nasıl yapılacağı verilen misallelerle ifade edilmiştir.

Eserin son kısmında yer alan ‘Atatürk’ün geometri kitabında kullandığı ve tanımladığı terimler’ başlığı altında bir dizin verilmiştir. Atatürk’ün kullandığı ve tanımladığı terimlerin sayısının yüz yirmi dokuz olduğu, bu terimlerin abece sırasıyla verildiği, terimlerin tanımları Atatürk’ün üslubuna ve yazımına olabildiğince sadık kalınarak yapıldığı ifade edilmiştir. Ancak bazı tanımların sözlük düzeni içerisinde verilebilmesi için yalnızca söz diziminde küçük değişikliklere gidildiği belirtilmiştir.

Atatürk’ün kadrini ve kıymetini bilmek dileğiyle…


Yorum yapın...