AİHS’nin Askıya Alınması | Gürkan ve Kalemi

Gürkan ve Kalemi

Tamamen Kişisel


AİHS’nin Askıya Alınması

18 Mayıs 2017 @ Genel


Bu konuları fazla bilmediğimizden, bilgilendirme de yapılmadığından ve toplum olarak okuma-araştırma konusunda epey geri olduğumuzdan mütevellit, duyduğumuz her haber karşısında şoka giriyoruz. Bu, aşağılık kompleksiyle ilgili bir şey değil. Örneğin OHAL’in ne olduğunu, OHAL altında yaşamanın ne olduğunu çoğumuz bilmiyorduk. Sağolsunlar, bize bu zamanları da yaşattılar. Gerçi askeri darbeleri görmüş geçirmiş büyüklerimiz, OHAL ve sıkıyönetim hakkında bizden daha fazlasını biliyorlar, bunu da not etmek lazım.

Her neyse.

Şimdi, an itibariyle Türkiye olarak OHAL (Olağanüstü Hal) ilanı altında yaşıyoruz. Sürenin 3 ay olacağı tahmin ediliyor ki ilk açıklamalar bu yöndeydi. Bugün sayın Cumhurbaşkanı bir açıklama yapmış: Gerekirse 3 ay daha uzatılabilir demiş. Konumuz bu değil. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, bu OHAL yüzünden askıya alındı dendi. Tabi millete adam gibi açıklama yapmıyorlar.Şu haberde gördüğünüz üzere, Türkiye, hala Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gözetiminde.

Dahası şurada okuyacağınız habere göre insan hakları sözleşmesinin toptan askıya alınması söz konusu değil! Bu ikinci haber bu yazının konusu.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), Avrupa Konseyi’nin 1950’de hazırladığı 66 maddelik bir hukuki metin. Bugün Avrupa Birliği’ni, Avrupa Birliği’ne aday ülkeleri ve bundan dolayı Türkiye’yi ilgilendiren, ülkemizin de taraf olduğu, imzaladığı, kesin bağlayıcılığı olan bir uluslararası antlaşma. Türkiye bu metni 18 Mayıs 1954 tarihinde imzaladı. Bu antlaşmanın 15.maddesi OHAL ilanı durumunda ne yapılacağını düzenliyor. Bu maddenin 2.fıkrasına özellikle dikkat edelim:

Madde 15 – Olağanüstü hallerde askıya alma

1). Savaş veya ulusun varlığını tehdit eden başka bir genel tehlike halinde her Yüksek Sözleşmeci Taraf, ancak durumun gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluyla bu Sözleşmede öngörülen yükümlülüklere aykırı tedbirler alabilir.
2). Yukarıdaki hüküm, meşru savaş fiilleri sonucunda meydana gelen ölüm hali dışında, 2., 3. ve 4. maddelerin 1.fıkraları ile 7. maddeyi hiçbir suretle ihlale mezun kılmaz (ihlal edemez, yürürlükten kaldıramaz).
3). Bu maddeye göre aykırı tedbirler alma hakkını kullanan her Yüksek Sözleşmeci Taraf, alınan tedbirler ve bunları gerektiren nedenler hakkında Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne tam bilgi verir. Bu Yüksek Sözleşmeci Taraf, sözü geçen tedbirlerin yürürlükten kalktığı tarihi de Avrupa Konseyi Genel Sekreteri’ne bildirir.

Yani okuduğunuz üzere, eğer bir ülkede, karmaşa çıkaran bir durum söz konusu olmuşsa, insan hakları sözleşmesini imzalayan taraf ülke ancak durumun gerektirdiği ölçüde ve uluslararası hukuktan doğan başka yükümlülüklere ters düşmemek koşuluylasözleşmeye ters tedbirler alabilir.

Dikkat edin, sözleşme tümden geçersiz kılınır demiyor, yukarıdaki 15.madde. Sadece yukarıda vurguladığım kıstaslara göre sözleşmeye aykırı tedbirler alınabilir diyor. Ki bu halde bile kesin hüküm: 2.,3.,4. ve 7.maddelere aykırı hareket etmek asla olası değil.

Bahsedilen 2.madde 1.fıkra:

Herkesin yaşam hakkı yasanın koruması altındadır. Yasanın ölüm cezası ile cezalandırdığı bir suçtan dolayı hakkında mahkemece hükmedilen bu cezanın yerine getirilmesi dışında hiç kimse kasten öldürülemez.

3.madde:

Madde 3 – İşkence yasağı Hiç kimse işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya işlemlere tabi tutulamaz.

4.madde 1.fıkra:

Madde 4 – Kölelik ve zorla çalıştırma yasağı Hiç kimse köle ve kul halinde tutulamaz.

7.madde – Cezaların yasallığı:

1). Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkum edilemez. Yine hiç kimseye, suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.

2). Bu madde, işlendiği zaman uygar uluslar tarafından tanınan genel hukuk ilkelerine göre suç sayılan bir fiil veya ihmal ile suçlanan bir kimsenin yargılanmasına ve cezalandırılmasına engel değildir.

Gördüğünüz üzere, sözleşme tamamen askıda değil. OHAL, bu sözleşmeyi tamamen askıya alamaz. Çünkü devletlerarası hukuka göre, uluslararası antlaşmalar, ülke anayasasının üstündedir. Nasılki ülke içinde anayasaya aykırı uygulama ve yasa yapılamıyor, anayasa maddeleri de taraf olunan sözleşmelerin ilgili maddelerine aykırı şekilde yorumlanıp uygulanamaz.

O yüzden herkes müsterih olsun.


Yorum yapın...