İyilik İçin Söylenen Yalan | Gürkan ve Kalemi

Gürkan ve Kalemi

Tamamen Kişisel



Vaktiyle bir hükümdar, ellerindeki diğer esirlerden birini, diğer esirleri kışkırtıp isyana teşvik ediyor diye cezalandırmak istedi. Bu tür suçların cezası da idamdı. Esir bunu bildiği için “ölümden öte yol yoktur” diyerek, kendi dilinde hükümdara sövüp saydı, iyice içini döktü.

Hükümdar esirin dilinden anlayan bir vezire, “Neler söylüyor bu adam?” diye sordu.

Vezir temiz yaratılışlı, iyilik yanlısı biriydi. Esirin küfür ettiğini değil de, “ben bir hata ettim, bir hükümdar olarak sana yakışan affetmektir. Allah bağışlamayı ve bağışlayanları sever, diyor” dedi.

Vezirin bu sözleri üzerinde hükümdar merhamete geldi ve esiri affetti.

Fakat esirin dilinden anlayan bir başka vezir müdahale edip “efendim, bu esir söylenenlerin tam tersine, size en ağır küfürleri savurdu, ağzına geleni söyledi” dedi.

Hükümdar, bunun üzerine yerinde bir soyluluk gösterisinde bulundu ve müdahale eden vezirine dönüp “önceki vezirimin söylediği yalan, senin söylediğin doğrudan daha çok hoşuma gitti. Senin söylediklerine itibar etmiyorum” dedi ve af kararını geri almadı.