Gürkan ve Kalemi

Tamamen Kişisel

Yurtışına Giden Öğrenciler Gönüllü Ajan


yazı kapak resmi

Oda TV'nin haberine göre Erdoğan, Osmanlı'nın son döneminde Batı'ya yollanan öğrencilerin Batı'nın gönüllü ajanı olduklarını iddia etti. Acaba sonraki dönemde, yani yakın zamanda ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında Batı'ya yollanan öğrencileri de kastetti mi? Üstelik Erdoğan'ın çocukları da yurtdışında okuduğuna göre, kendi yaptığı tanıma kendi çocukları da giriyor mu?

Başka bir konu...

Erdoğan bu lafları ettiği videoda yine 15 Temmuz'dan bahsetmiş. Aklı bir kişiye ipotek etmenin kötülüğünü anlatmış kendince. Peki şu an kendisinin yaptığı aynı şey değil mi? Ülkede sadece onun dediği oluyor. Neden? Sadece o karar veriyor neyin ne olacağına. İşte son örnek TEOG. TEOG kalkmalı dedi, hiç kimse neden niçin diye sormadan/soramadan 84 saat içinde TEOG kalktı. Aynı şeyin YGS/LYS için olma ihtimali de var. Halbuki bu iş ciddi hazırlık gerektiren, alt yapı gerektiren bir mesele. Dahası konuya eğitimci gözüyle yaklaşılması zorunlu. Erdoğan eğitimci olmadığına göre, yaptığı bu çıkışlar ve akabinde bu çıkışların hayata geçirilmesi, aklın bir kişiye teslim edildiğini göstermez mi? Ayrıca yurt dışına gönderilen öğrenciler potansiyel ajana dönüşüyorsa -ki Osmanlı'da böyle olmuş, Erdoğan dedi-, AKP hükümeti döneminde niçin üniversitelerin Erasmus programı başlatmasına izin verildi?

Bütün bunlar bence gündem değiştirme çabası. İçi dolu şeyler değil. Ama -ister Osmanlı'da yaşayıp Batı'da eğitim görenleri kastetsin ister şu an yurtdışında eğitim görenleri kasetsin- insanları, onun bunun ajanı olmakla itham etmek de şık değil.

Hakan Fidan'dan Numan Kurtulmuş'a isim isim AKP'nin yurtdışı eğitimli kadroları.